info@sunshineizm.com
0232 999 888 0

5 adımda çocuğunuza kitap okuma alışkanlığı kazandırabilirsiniz

5 adımda çocuğunuza kitap okuma alışkanlığı kazandırabilirsiniz

Okul kütüphaneleri nerededir hiç merak ettiniz mi? Genellikle okul binaların en üst katlarında, gün içerisinde çocukların önlerine çıkmayacak yerlerde olur. Bakmayın isminin kütüphane oluşuna, okumaya, araştırmaya pek de hizmet eder nitelikte değillerdir zaten. En az yirmi yıllık kitaplarla doludur bu kütüphaneler. Kitapların birçoğu da gazetelerin satışlarını artırmak amacıyla dağıttığı özendirme kitaplarıdır. Bir keresinde bir ilkokul kütüphanesinde ‘1961 Anayasanın Getirdiği Yenilikler’ isimli bir kitaba rastlamıştım. En büyüğü 12 yaşında olan ilkokul çocuklarının bu kitabı okuyabilmek için sıraya girdiklerine eminim :=)

Aynı durum ev ortamı için de geçerlidir. Sepetler dolusu oyuncağı olan çocukların kendilerine ait bir kitaplığı olmaz çoğu zaman. Günde ortalama 5 saat televizyon izlenip yılda sadece 6 saat kitap okunan!!!! bir ülkede ihtiyaç maddeleri sıralamasında kitapların 235.sırada olması sizce de normal değil midir?

5 adımda çocuğa kitap okuma alışkanlığı kazandırabilirsiniz.

Çocuklarımıza kitapları sevdirmek ve kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için aileler, öğretmenler neler yapabilir?

1- Model Olmak          

Aileler hep şikâyet eder, çocuğumu tabletten, telefondan uzak tutamıyorum. Televizyon izlemeden duramıyor, bilgisayar başında çok zaman geçiriyor vs. Çoğu zaman bir zekâ belirtisiymiş gibi övünürüz de bu durumla, “5 yaşında ama acayip bilgisayar kullanıyor.” Taklit en önemli öğrenme araçlarından bir tanesidir. Unutmayın ki onların ilgisini, merakını yönlendiren bizleriz. Bizi okurken görmedikleri sürece telkinlerimize kulak asmayacakları bir gerçektir.

Bu durum öğretmenler için de geçerlidir. Okumasanız bile masanızda her daim kitap bulundurun. Teneffüslerde elinize alıp birkaç sayfa karıştırın. Özellikle ilkokul çocuklarının başınıza toplanıp tatlı itişmelere gireceklerini göreceksiniz. Kitapta geçen bir bölümü abartarak anlatın. Merak ettiğiniz bölümleri paylaşın, heyecanlı görünün, kitabı övün, yazarından bahsedin ve hatta eleştirin.

2- Ürkütmemek

İngilizce öğrenmeye karar verdiğinizi ve 3 aylık bir kurs alacağınızı düşünün. Kurs başlar, birkaç hafta geçer ve bazılarının sizden daha hızlı öğrendiğini fark ettiniz. Çabuk öğrenenlerin sınıf içinde sürekli övüldüğünü, popüler olduğunu görmeye başladınız. Kursa devam etme isteğiniz muhtemelen azaldı ama ailenizden ve arkadaşlarınızdan alacağınız tepkilerden korktuğunuz için sonunu getirmek istediniz. Son haftalara doğru çat pat İngilizce yazıları okumaya başlamışken kurs hocanız İngilizce bir kitap verip evde okumanızı istedi. Yarım yamalak okuyup ertesi gün tekrar kursa gittiniz. Kurs hocanız kursiyerlerin önünde kısa bir bölümü okumanızı istedi. Sizden önce akıcı bir şekilde okuyan arkadaşlarınızın varlığını hatırlayıp utana sıkıla bir bölüm okudunuz. Birkaç kişi bıyık altından güldü ama utancınızdan kafanızı kaldırıp kimler diye bakamadınız. Az sonra kurs hocanızdan bomba soru geldi. “Bu kitaptan nasıl bir ders çıkardın?”.

İşte ülkemizde okula başlayan çocukların yaşadığı ilk üç ay böyle. Şimdi siz söyleyin. Tekrar aynı kursa gider misiniz? Ya da severek, isteyerek İngilizce bir kitap alıp okur musunuz? Sadece 3 ayda okumaya karşı geliştirdiğiniz onlarca olumsuz tutumla nasıl kitap kurdu olabilirsiniz ki…

Okumayı yeni öğrenmiş bir çocuğun isteyerek, severek kitap okumasını beklemek büyük bir yanlıştır. Kitapları zevkli kılan yazarın bizi götürdüğü yeni dünyalardır. Dakikada yirmi kelime okuyan bir çocuğun bu dünyanın kokusunu, tadını, rengini hissetmesi mümkün müdür? En azından okuma hızı artana kadar sabretmeli, baskı yapılmamalıdır. Bu hızı artırmak için ille de kitap okutmamız gerekmez.

3- Seçme Şansı Tanımak

Çocuğunuzla birlikte alış verişe çıktığınız anlarda kitapçılara vakit kalırsa değil, daha en başta gidin. Ona kendi kitabını seçme şansı verin. Kendi seçtiği bir kitabı okuma ihtimali sizin seçtiğinizi okuma ihtimalinden çok daha fazladır.

4- Kitaplarla Dolu Bir Yaşam

Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için fuarlar, imza günleri önemli fırsatlardır. Okuduğun bir kitabın yazarıyla tanışmak, tartışmak, soru sormak gerçekten ilgi çekici ve eğlencelidir.

5- Örnek Göstermek

Yavuz Sultan Selim Mısır Seferi’ne giderken üç katır kitap götürmüş, askerleri dinlenirken kendisi vaktini okuyarak geçirirmiş. Fatih Sultan Mehmet’in kişisel kütüphanesi dönemin bilim adamlarının araştırma yapmak için sık sık uğradığı bir mekânmış. Atatürk’ün okuduğu üç binden fazla kitap… Tanınmış kişilerin hayatlarından örnekler vererek esinlenmelerine sebep olabilirsiniz.

Sonuç olarak;

Kamuya açık alanda kitap okumanın ayıplandığı, dalga geçildiği bir toplumda!!!! çocuklara, gençlere kitap okuma alışkanlığı kazandırmak onlara bırakabileceğiniz en büyük mirastır. Ahmet MARAŞLI’nın ‘Okumayı Sevdirme Projesi’ adlı kitabında bu konuyla ilgili daha detaylı bilgi alabilir, etkinlik önerilerine ulaşabilirsiniz. Bu yolda attığınız her adımın karşılığını kısa sürede alacağınızın garantisini verir bol kitaplı günler dileriz.

SUNSHINE ACADEMY ÖĞRENCİ KOÇLUĞU